24/7/2007 · Kategori: Kisisel Dokuntuler

Demek ki biz uzayda, başka bir gezegende yaşıyormuşuz.

Seçim sonuçlarının beklenmedik bir sonuç olduğunu yazıp çiziyorlar. Özellikle Emin Çölaşan'ın yazısı bu konuda hayli enteresan geldi. Yazısını şu cümlelerle bitirmiş.

//
Gazeteci arkadaşlarımızla konuşurken şu görüş öne çıktı:
"Demek ki biz uzayda, başka bir gezegende yaşıyormuşuz. Türkiye’nin ve toplumun hiçbir şeyini bilmiyormuşuz! Demek ki insanlar durumdan, gidişten memnunmuş.

Seçim günü uzay gemisinden paraşütle, hiç bilmediğimiz bir ülkeye indik. Burasının Türkiye olduğunu öğrendik. Ülkenin gerçeklerini, nasıl böyle yanıldığımızı da yakında inşallah öğrenmeye başlayacağız!"

//

Ha şunu bileydiniz: Siz başka bir gezegende yaşıyorsunuz.

Aşağı yukarı son 1 senedir muhalefet ve muhalif kesimler hükümetin üzerine giderken akli davranmadı. Klasik söylemler sürdürüldü, laik cumhuriyete karşı tehlike olduklarından tutun, cumhuriyetin kazanımlarının kaybedilmeye başlandığına, irticanın hortladığına, takiyye yaptıklarına, başbakanın ağzından çıkan ve gerçektende hoş olmayan birkaç söze takılı kaldılar. Seçim propagandası sırasında ise şehitler üzerinden prim yapmaya çalıştılar, başbakanın şahsına dönük hakaretler ve kişisel tavırlarından sonuç ummaya başladılar. Halkın karşısına kaba olacak ama vatan haini bunlar gibi bir tavırla çıktılar. Cumhuriyet mitingleri iyiydi güzeldi ama açıkcası gerek düzenleyenleri, gerekse üst kesimde destekleyenleri düşününce oligarşinin sancılarını rahatlıkla hissedebiliyordunuz. Ve bu mitinglerde hedef yine hükümet ve başbakandı. Olur olmaz ithaflarda bulunuldu. Sloganlara sığınıldı. Bazı kesimler "tu kaka" edildi. Halbuki herkes bu ülkenin vatandaşı ve herkes en az diğeri kadar bu vatanı seviyordu. Sadece daha iyi nasıl olur konusunda görüş ayrılıkları var, hepsi bundan ibaret.

Ve AKP seçim sürecini güzel yönetti, halka indi. Gerek CHP ve gerekse diğer partilerin verdiği ilanları gördüğümde boş boş konuştuklarını, ellerinde aslında bir projelerinin bile olmadıklarını gayet net görebiliyordunuz. Cem Uzan bile daha samimiydi gibi geliyor bana. Muhalif partilerin verdiği rakamlar, bilgiler gerçeği yansıtmaktan ziyade, durumu saptırmaktan ibaretti. Ve güven kaybettiler.

Muhalefet muhalefetin getirdiği gücü kullanamadı; iktidar ise iktidarda olmanın getirdiği yıpranmayı avantaja çevirdi. Ve gazetecilere başka bir gezegende yaşadığı hissini verdiler.

Türkiye'nin iktidara değil, muhalefete ihtiyacı var. Amma mevcut siyasi partiler yapısı içerisinde bu beklentiye girmek fazla mı ne? Lider vekil adayını seçsin, lider il/ilçe başkanını seçsin, lider delegeyi seçsin, delege sonra lideri seçsin. Ne güzel memleket!

Önce halkın % 65'i sizi istemiyor diyorlardı; şimdi halkın % 53'ü sizi istemiyor diye muhalefet yapılacak.  Ama bu sefer şöyle bir durum var ki oy dağılımının % 87'si mecliste. Bakalım istemiyor lafını ilk kim edecek :)

Geçen meclise göre umuyorum ki daha iyi bir meclis oluştu. Eğer ki sadece hükümet değil, meclis çalışırsa güzel işler çıkacaktır. Oyumuzu vermesek bile -ki ben vermedim- hükümetin güzel işler çıkarması umuduyla diyorum. Çünkü sonuçlar her durumda bizi etkileyecek.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »