11/5/2008 · Kategori: ISTANBUL

Amedan-ı Laklakan

İstanbul Ansiklopedisini kurcalarken karşılaştım.

İlkbaharda leyleklerin gelmesine İstanbul'da verilen ad. Bu göçmen kuşlar
kutsal topraklardan (Arabistan) geldikleri için "mübarek" sayılırlardı.
İlkin Üsküdar'a gelen leyleklerle ilgili haberler İstanbul ve Beyoğlu'nda
yayılınca çoluk çocuk herkes hatta çarşı esnafı sokaklara dökülüp
"hacı babaların" kendi semtlerine gelişlerini izlemeye çıkardı.
Hatta bir adet de leyleklerin gelmesine yakın, baca ve çatılardaki bozulmuş
yuvaların onarılıp düzeltilmesiydi. Leyleği havada görmek ise o yaz bir
seyahata çıkılacağına yorumlanır ve bundan sevinç duyulurdu.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

4/5/2008 · Kategori: Kisisel Dokuntuler

Dıt dıt Pazarlaması

Cep telefonuna ilk sahip olduğumuz yıllarda, uzunca bir süre dıt dıt şeklinde bir gelen mesaj sesine sevindirik bile olurduk. Bir arkadaşınız size mesaj göndermiştir ve hemen bakardınız. Zaman içinde sağa sola cep telefonu numarasını bırakma hatasına düşüverdik. Bazı durumlarda mecburen yaptık bunu, mesela bankalar. Çünkü iletişim için gerekiyordu. Kimi mağazalar da numaramızı istediğinde çekinmeden verdik. Sonrası;

Dıt dıt, filanca mağazanın kampanyası.
Dıt dıt, filanca mağazanın falanca banka ile işbirliği neticesinde size özel 1500 taksit. İyi ama o banka kartım yok ki benim, hem ben 1100 taksit istiyorum.

Aslında çok şükür zamanında uyandım ve epeydir vermiyorum, verdiklerime tekrar gittiğimde sildiriyorum.


Ama şu bankalar konusuna engel olamıyorum bir türlü çünkü çalışma şekilleri arızalı. Bonus kredi kartımı iptal ettireli çok uzun zaman olmasına rağmen Garanti Bankası zaman zaman kampanya dıt dıtlarını gönderir durur. Bunu email ile de, telefon ile de belirtmeme rağmen sadece iptal ettik diyorlar. Hatta web sitesinden telefon numarasını silmeme rağmen durum değişmiyor. Çünkü dıt dıt listesine girmişiz, çıkamıyoruz.

Ve bir de ISTCELL'imiz var, Turkcell'imiz var. Numaramız kendilerinden kaçamaz, iptal etme şansınız da yok. Aramızda tek taraflı bir aşk mevcut, bir gün yollamasa bile ertesi gün muhakkak bir kampanya ile bir hediye ile dıt dıt yapar.

Email için de benzer durum sözkonusu ama cep telefonu gibi sürekli yanınızda olmadığından ve açmadan çarçabuk silebildiğinizden ve kendilerine farklı bir adresi rahatlıkla verdiğinizden çok sorun olmuyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

1/5/2008 ·

1 Mayıs

1 Mayıs'ı bayram ilan edip, şenlik içinde kutlasaydı insanlar fena mı olurdu? Böyle saçma sapan bir engelleme, bir araya gelmiş 3-5 kişinin üzerine yürüme, insanları potansiyel terör eylemcisi gibi görme.  Ee sonuç? En azılı eylem bile bu kadar kötü bir etki bırakmazdı. Neyi engelledik?

Yorum (0)

28/4/2008 · Kategori: Kisisel Dokuntuler

(Yaş/2)+7

Valla ben değerli Cem Polatoğlu'nun yalancısıyım. Hatta tıbben de ispatlandığı söyleniyor. Biyolojik ve fizyolojik olarak gereken bu diyorlar.

Erkek için ideal kadın yaşı erkeğin yaşını ikiye blüp 7 ile topladığınızda çıkıyormuş.

Yani erkek 30 ise ideal kadın 22 yaşında, 40 ise 27 yaşında, 50 ise 32 yaşında imiş. Hesabı yaşınıza göre siz yapabilirsiniz.

Eğer kadın iseniz formülü çevirmeniz lazım: Yaşınızdan 7 çıkarın ve 2 ile çarpın. Yani yaşınız 30 ise ideal erkeğiniz 46 yaşında imiş.


:)

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

15/4/2008 · Kategori: Kisisel Dokuntuler

İstanbul'da Göç Zamanı ve Medyatik Yanılgılar

Bugünlerde bir İstanbul'un Kartalları aldı yürüyor. Az önce aldığım habere göre Sarıyer göç izleme noktasında 4 TV canlı yayını ile çok sayıda insan göç izlemede bulunuyormuş.

Benim takip edebildiğim kadarıyla Doğa Derneği'nin yaptığı açıklamaların medyaca yorumlanması ile birlikte ortaya çıkan komik bir durum var. Açıkcası TV'den benim de izlediğim kadarıyla yapılan açıklamalardan ben de aynı şeyi anladım. Göç 15 Nisan'da başlıyor.

"Evet sayın seyirciler,

Bugün 15 Nisan ve göç başlıyor. Sayın valimizin açılış konuşması sonrasında İStiklal Marşı okunacak, göç sırasında telef olan kuşlar ile avcıların gazabına yakalanan kuşlar için yapılan olan bir dakikalık saygı duruşundan sonra "1 Şah Kartalı, 2 Küçük Orman Kartalı, 2 Yılan Kartalı, 3 Atmaca, 5 Şahin ve  12 Leylek" grubunun tören geçişi ile birlikte göç başlayacaktır. Ondan sonra kuş grupları düzenli geçişlerini yapacaklardır. Geçişler 31 Mayıs akşamına kadar aralıklarla sürecek ve boğaz kuş geçişine kapatılacaktır."

diye bir haber yapılabilir pekala.

E peki, Şubat ayı başından beri kuş gözlemcisi arkadaşlar neden törenleri beklemeden kuşları izliyor ve sayıyorlar? Neden bu göçe engel olmuyorlar? Lütfen arkadaşlar, geri döndürün o geçenleri. Çok ayıp!

İşte size birkaç fotoğraf, bunlar o kaçaklardan bir kısmı:

22 Mart günü Sarıyer gözlem noktasından leyleklerin termali:

Migration of the White Storks

Yine 22 Mart'ta kaçak geçen bir atmaca

Atmaca

8 Nisan gününden bir yılan kartalı

Snake Eagle

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

12/4/2008 · Kategori: ISTANBUL

Perişan Haldeki Mimar Sinan Heykeli

Kimselerin pek bilmediği bu heykel Perşembe Pazarı sahil tarafında Sokollu Mehmet Paşa Camii'ne çok yakın olarak bulunmakta ama günümüzde metro inşaatı şantiyesi içerisinde kalmıştır. İstikameti Süleymaniye Camii olacak şekilde yerleştirilmiştir Koca Sinan'ın heykeli. Haluk Tezonar tarafından yapılmış 5 metre yüksekliğinde bronz bir heykel.

Evet maalesef rezalet bir durumda bulunmakta. Niye halen ordadır bilmiyorum, böyle bir eseri daha mühim bir yere taşımak akla mı gelmez?


Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

29/3/2008 · Kategori: TANITIM

Ayasofya Mozaikleri

Apsis Yarım Kubbesindeki Mozaik: Altın zemin üzerinde ortada değerli taşlarla süslü tahta oturan Meryem, kucağında İsa ile birlikte tasvir edilmiştir. Meryem’in koyu lacivert renkte sade ve bütün vücudunu örten kıyafeti, etrafını çeviren altın zemin ile bir kontrast oluşturur.

Ayasofya Mozaikleri: Apsis Yarım Kubbesindeki Mozaik

Güney Galeride Deisis Mozaiği: Ayasofya’nın mozaikleri arasında hiç kuşkusuz, en ünlüsü Deisis kompozisyonudur. Deisis, yani mahşer günü İsa’dan Meryem ve Loannes Prodromos’un insanlık için yardımcı olmasını dilemeleridir. Mahşer Kompozisyonunun ortasını meydana getiren üçlü kompozisyonda ortada büyük bir İsa ekseni teşkil eder. Üçlü grubun ikinci şahsı Meryem'dir. Diğer yanda ise Vaftizci Yahya bulunmaktadır.

Ayasofya Mozaikleri: Güney Galeride Deisis Mozaiği

Güney Galerideki İmparatoriçe Zoe Mozaiği: Ortada Pantokrator (Kainatın hakimi) İsa, sağ eliyle takdis işareti yapmakta, sol eliyle incilerle bezenmiş cildi olan Kutsal Kitabı tutmaktadır. İsa’nın bir yanında imparatoriçe Zoe, diğer yanında Zoe’nin üçüncü kocası Konstantinos Monomakhos yer almaktadır. Bizans tarihinde entrikaları ve evlilikleriyle ün yapan imparatoriçe Zoe kocalarını değiştirdikçe mozaik üzerindeki imparatorun başı ve isminin belirten yazının da değiştiği sanılmaktadır. Konstantin’in kafası ve üstündeki yazıt kazınıp, tekrar yapılmıştır. Orijinal mozaik Zoe’nin ilk kocasına aitti. Bu panoda İmparatorluk ailesinin kiliseye şükran ve bağışları sembolize edilmektedir

Ayasofya Mozaikleri: Güney Galerideki İmparatoriçe Zoe Mozaiği

Güney Galerideki Komnenos Ailesi Mozaiği: İmparator Komnenos II ile eşi Macar asıllı İmparatoriçe İrene ve oğulları Aleksios’u tasvir etmektedir. Ortada kucağında İsa ile ayakta duran Meryem yer almaktadır. İmparator ve İmparatoriçe değerli taşlarla süslü tören elbiselerini giymişler, imparatorun elinde bir para kesesi, İmparatoriçe de bir rulo tutmaktadır. Takdim edilen rulo kiliseye bağışları, deri kese ise altın yardımını belirtmektedir. Macar asıllı imparatoriçenin ırk özellikleri; açık ten ve açık saç rengi belirgindir.

Ayasofya Mozaikleri: Güney Galerideki Komnenos Ailesi Mozaiği

Güney-Batı Girişi Üstünde Bulunan Mozaik: Altın zemin üzerinde ortada görkemli bir taht üzerinde oturur durumda koyu lacivert elbiseli Meryem tasvir edilmiştir. Başının iki yanında bulunan kısaltılmış harfler “Tanrı Anası” olduğunu ifade eden kelimelerin kısaltılmış semboludur. Meryem ayakları altındaki kenarları değerli taşlarla bezenmiş bir kaide üzerine basar. Bu kaidenin üst yüzü gümüş mozaiklerle kaplıdır. Bizans sanatında altın mozaiklerlerin bol olmasına karşılık, gümüş mozaikler son derece azdır. Meryem’in kucağında oturan İsa yetişkin, bilgiç bir insan ifadesine sahiptir. Bu onun Tanrıya yakın bir mistik varlık olduğunu gösterir.

İki yanda bulunan imparator figürlerinden biri İstanbul’un kurucusu Büyük Konstantin ve elinde sunduğu maket bir şehir semboludur. Etrafını surların çevirdiği bu şehrin Byzantion yanı İstanbul olduğu kolaylıkla anlaşılır. Ayasofya maketini sunan da Justinyen’dir.

Ayasofya Mozaikleri: Güney-Batı Girişi Üstündeki Mozaik

İmparator Kapısı Üzerindeki Mozaik: Bu mozaik pano 9. yüzyıl sonunda yapılmıştır. Ortada son derece süslü taşlar ve incilerle süslenmiş taht üzerinde oturmuş Pantokrator İsa bir kaide üzerine basmaktadır. Sağ eli takdis işareti yapmakta, sol eliyle dizi üzerinde açık duran bir kitabı tutmaktadır. İsa’nın ayakları önünde secde eder durumda imparator altıncı Leon şefaat isterken görülür . İki kenardaki madalyonların birinde Meryem tasvir edilmiştir. Diğerinde ise lilisenin koruyucusu baş melek Cebrail tasvir edilmiştir.

Ayasofya Mozaikleri: İmparator Kapısı Üzerindeki Mozaik

Melek Tasvirli Mozaikler: Kubbeye geçişi sağlayan köşe elemanlarının yüzeylerinde yalnız kafa ve kanatlardan ibaret olan dört melek tasviri yer alır.

Ayasofya Mozaikleri: Melek Tasvirli Mozaikler

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

28/3/2008 · Kategori: Fotograf

Beleşe Boğaziçi Turu

Free Bosphorus Tour

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

25/3/2008 · Kategori: TANITIM

Molla Çelebi Camii

Fındıklı'da, Meclis-i Mebusan Caddesi'nin deniz tarafındadır. Kabataş Camii ve Fındıklı Camii adları ile de tanınır. Yaptırıldığında şu anda mevcut olmayan hamam ve sıbyan mektebi ile küçük bir külliye görümündeydi.

Molla Celebi Mosque

1589 yılında Anadolu'da ve İstanbul'da kadılık görevinde bulunmuş Kazaskâr Mehmet Vusuli Efendi tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. 18. Yüzyılda yıkılan son cemaat yeri bir sundurmayla kapatılmış ve Tuğracı Ömer Ağa tarafından tamir edilmiştir. Yangınlar, doğal afetler ve 1950'li yıllarda yapılan yol genişletme çalışmaları nedeniyle hasar görmüştür. Son tamirat 1958 yılında yapılmıştır. Kesme küfeki taşından yapılmıştır. Mimar Sinan'ın altıgen şemalı camileri arasında yer alır. Son cemaat yeri altı sütun ve beş kubbelidir. Binanın köşesine doğru birer adet dört köşeli sütun daha bulunmaktadır. Tek şerefeli ince bir minaresi vardır. Eteğinde on pencere bulunan büyük kubbeyi sağ ve solda ikişer mihrap tarafında bir adet olmak üzere beş yarım kubbe destekler. Yarım kubbelerin dışında camiyi otuz dört pencere aydınlatır. Koca Yusuf tarafından cami önünde 1786 yılında yaptırılmış olan sebil 1958 yılında karşıya taşınıp monte edilmiştir.

1999 Marmara Depremi'nde zarar gören minaresi yeniden inşa edilmiştir. 

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

25/3/2008 · Kategori: TANITIM

Zevki Kadın Sıbyan Mektebi ve Çeşmesi

Zevki Kadın III. Osman'ın üçüncü eşidir. Mektep, 1169’da (1755) Zevki Kadın Çeşmesi ile birlikte yapılmıştır. Yapı günümüzde Fındıklı'da Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Mimari Restorasyon Programı binası olarak kullanılmaktadır.
Zevki Kadın Sıbyan Mektebi ve Çeşmesi

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

« Önceki :: Sonraki »